Reel Gayrimenkul Değerleme logosu

Kentsel Dönüşüm SPK Raporu Nedir? Nasıl ve Nereden Alınır?

Riskli yapı kapsamına giren bir binanız varsa ya da kentsel dönüşüm sürecine girmek üzereyseniz, karşınıza çıkacak ilk resmi belge kentsel dönüşüm değerleme raporudur. Bu rapor, hem hak sahipliğinin adil biçimde belirlenmesinin hem de müteahhitle yapılacak anlaşmaların temelini oluşturur. Bu rehberde kentsel dönüşüm SPK raporunun ne olduğunu, kimin hazırlayabileceğini, nasıl ve nereden alınacağını, ne kadar sürdüğünü ve ne işe yaradığını adım adım açıklıyoruz.

Kentsel Dönüşüm SPK Raporu Nedir?

Kentsel dönüşüm SPK raporu; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, riskli yapı veya alan ilan edilen taşınmazlar için hazırlanan bağımsız değerleme raporudur. Bu rapor, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından lisanslandırılmış değerleme kuruluşları tarafından düzenlenir ve taşınmazın gerçek piyasa değerini, arsa payı değerini ve bağımsız bölümler arasındaki değer farklarını (şerefiye) ortaya koyar.

Raporun temel amacı, dönüşüm sürecinde her malikin hak sahipliğinin objektif ve ölçülebilir verilere dayanarak belirlenmesidir. Bu sayede hem malikler arasındaki paylaşım hem de müteahhitle yapılacak anlaşma sağlam bir zemine oturur.

Kentsel Dönüşümde Değerleme Raporu Zorunlu mu?

Evet. 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı veya alan ilan edilen taşınmazlar için bağımsız değerleme raporu alınması, sürecin doğru yürütülmesi açısından temel bir gerekliliktir. Özellikle hak sahipliği tespiti, arsa payı hesaplaması ve maliklerin karar alma aşamasında bu rapor referans belge olarak kullanılır.

Rapor olmadan yapılan paylaşımlar, çoğu zaman maliklerin bir kısmının hak kaybına uğramasına yol açar. Bu nedenle uygulamada, riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra maliklerin toplanma ve karar alma aşamasından önce SPK lisanslı bir değerleme kuruluşundan rapor alınması standart hale gelmiştir.

Kentsel Dönüşüm Raporunu Kim Hazırlayabilir?

Kentsel dönüşüm değerleme raporu hazırlama yetkisi yalnızca SPK tarafından lisanslandırılmış değerleme kuruluşlarına aittir. Ticaret unvanında “değerleme” veya “ekspertiz” ifadesi geçen ancak SPK lisansı olmayan şirketlerin hazırladığı raporlar, resmi süreçlerde geçerli sayılmaz.

SPK lisanslı bir değerleme kuruluşunun taşıması gereken temel şartlar şunlardır:

  • Anonim şirket statüsünde kurulmuş olması
  • Kadrosunda yeterli sayıda SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı bulundurması
  • Raporların Sorumlu Değerleme Uzmanı imzasıyla teslim edilmesi
  • Düzenli SPK denetimlerinden geçmesi

Raporu imzalayacak uzmanın lisans durumunu lsts.spl.com.tr, kuruluşun SPK yetkisini ise spk.gov.tr üzerinden doğrulayabilirsiniz.

Kentsel Dönüşüm SPK Raporu Nasıl Alınır? (Adım Adım)

Rapor alma süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:

  1. Başvuru: SPK lisanslı bir değerleme kuruluşuyla iletişime geçilir. Taşınmaza ait tapu bilgileri, adres ve varsa riskli yapı tespit raporu paylaşılır.
  2. Saha incelemesi: Değerleme uzmanı taşınmazı yerinde inceler; konum, bina yaşı, kat, cephe, metrekare ve fiziki durum gibi unsurları tespit eder.
  3. Veri analizi: Bölgedeki emsal satışlar, imar durumu, emsal katsayısı ve piyasa verileri analiz edilir.
  4. Hesaplama: Mevcut durum değeri, arsa payı değeri ve şerefiye analizi yapılır. (Bu hesaplamaların nasıl yapıldığını kentsel dönüşümde hak sahipliği nasıl hesaplanır yazımızda detaylı ele aldık.)
  5. Raporlama: Sonuçlar, Sorumlu Değerleme Uzmanı imzasıyla resmi rapor haline getirilir ve teslim edilir.

Kentsel Dönüşüm Değerleme Raporu Ne Kadar Sürer?

Süre, proje büyüklüğüne ve taşınmaz sayısına göre değişir. Tekil bir yapı için değerleme genellikle 3-7 iş günü içinde tamamlanır. Çok sayıda bağımsız bölümün veya birden fazla parselin bulunduğu toplu projelerde süre, kapsamın genişliğine bağlı olarak uzayabilir. Saha incelemesi ve emsal veri toplama aşamaları sürenin büyük kısmını oluşturur.

Kentsel Dönüşüm SPK Raporu Ne İşe Yarar?

SPK lisanslı bir kuruluştan alınan kentsel dönüşüm raporu, sürecin birçok aşamasında resmi geçerliliğe sahiptir:

  • Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve İl Müdürlükleri nezdinde geçerlidir
  • Mahkemelerde bilirkişi raporu niteliğinde delil değeri taşır
  • Müteahhitle yapılacak kat karşılığı anlaşmaların ekonomik zeminini oluşturur
  • Anlaşmaya katılmayan hissedarların hisselerinin satışında taban rayiç değeri belirler
  • Malikler arasındaki paylaşımın adil yapılmasını sağlar

Bağımsız bir değerleme raporuna sahip malik grubu, müteahhitle müzakere masasında çok daha güçlü bir pozisyonda olur. Getirilen paylaşım teklifinin (örneğin 60-40 veya 55-45) makul olup olmadığını, ancak elinizde somut bir referans varsa değerlendirebilirsiniz.

Kentsel Dönüşüm Raporu Ne Zaman Alınmalı?

Değerleme raporunun alınması için yasal bir son tarih olmasa da, uygulamada en doğru zaman müteahhitle müzakere başlamadan öncedir. Erken alınan raporun üç temel avantajı vardır:

  • Müteahhit teklifinin makul olup olmadığını değerlendirmek için somut bir referans sağlar
  • Maliklerin kendi aralarındaki paylaşımın adil olmasını sağlar
  • Anlaşmaya katılmayan hissedarların hisse satışında taban rayiç değeri güvenilir biçimde belirler

Kentsel Dönüşüm Raporu Fiyatı Neye Göre Belirlenir?

Değerleme raporu ücreti sabit değildir; taşınmazın türü, büyüklüğü, bağımsız bölüm sayısı, konumu ve raporun kapsamı gibi unsurlara göre belirlenir. Tekil bir konut ile çok bloklu bir sitenin değerleme kapsamı farklı olacağından, ücret de buna göre değişir. Net bir fiyat için taşınmaza ait temel bilgilerle birlikte SPK lisanslı değerleme kuruluşundan teklif alınması en doğru yöntemdir.

Reel Gayrimenkul Değerleme ile Kentsel Dönüşüm Raporu

Reel Gayrimenkul Değerleme A.Ş., SPK ve BDDK lisanslı kuruluş statüsünde ve RICS sertifikalı uzman kadrosuyla kentsel dönüşüm süreçlerinde değerleme hizmeti sunmaktadır. Hazırlanan raporlar; mevcut durum tespiti, arsa payı analizi, şerefiye hesaplaması ve hak dağılımı modellemesini bütüncül biçimde kapsar.

Kentsel dönüşüm değerleme talepleriniz için Kentsel Dönüşüm – Proje Değerleme sayfamızı inceleyebilir, İletişim sayfamızdan bize ulaşabilir veya Değerleme Talep Formu‘nu doldurabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kentsel dönüşüm SPK raporu ile riskli yapı tespit raporu aynı şey mi?
Hayır. Riskli yapı tespit raporu, binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli olup olmadığını belirleyen teknik bir rapordur ve lisanslı kuruluşlar/kurum onaylı mühendislerce hazırlanır. SPK değerleme raporu ise taşınmazın parasal değerini, arsa payını ve şerefiyeyi belirleyen ayrı bir rapordur. İkisi farklı amaçlara hizmet eder.

Kentsel dönüşüm raporunu bir malik tek başına talep edebilir mi?
Evet. Birden fazla maliki olan yapılarda maliklerden birinin talebi, değerleme raporu alınması için yeterlidir. Rapor, tüm bağımsız bölümlerin değerini kapsayacak şekilde hazırlanır.

SPK lisanslı olmayan bir şirketten alınan rapor geçerli mi?
Hayır. Kentsel dönüşüm süreçlerinde yalnızca SPK lisanslı değerleme kuruluşlarının hazırladığı raporlar Başkanlık ve mahkemeler nezdinde geçerli kabul edilir. Lisanssız bir rapor resmi işlemlerde kullanılamaz.

Kentsel dönüşüm raporu ne kadar süre geçerlidir?
Değerleme raporları, hazırlandıkları tarihteki piyasa koşullarını yansıtır. Piyasa koşulları zamanla değiştiğinden, uzun süre önce alınmış bir rapor güncel süreçler için yenilenmesi gerekebilir. Genel uygulamada raporun, kullanılacağı işleme yakın bir tarihte alınmış olması tercih edilir.

Rapordan memnun kalmazsam ne yapabilirim?
Raporda hata veya eksik olduğunu düşünüyorsanız, önce aynı kurumdan raporun gözden geçirilmesini talep edebilirsiniz. Sonuç tatmin edici değilse farklı bir SPK lisanslı değerleme şirketinden ikinci bir rapor alınabilir. İtiraz süreçlerinde mevzuattaki tebligat sürelerine uyulması ve gerektiğinde hukuki destek alınması önerilir.

Kentsel Dönüşümde Hak Sahipliği Nasıl Hesaplanır?

Kentsel dönüşüm süreci, riskli yapının yıkılmasıyla başlayıp yeni yapının hak sahiplerine teslimiyle biten uzun bir yolculuktur. Bu yolculuğun en kritik aşaması, her malikin yeni projede hangi oranda pay alacağının belirlenmesidir. Hak sahipliği hesaplaması; hukuki, teknik ve mali boyutları olan, sonuçları doğrudan taşınmaz değerinize yansıyan bir süreçtir. Bu rehberde hak sahipliğinin nasıl hesaplandığını, SPK lisanslı değerleme raporunun süreçteki rolünü ve 2023-2026 arası mevzuat değişikliklerinin hak sahipliği üzerindeki etkilerini açıklıyoruz.

Kentsel Dönüşümde Hak Sahipliği Ne Anlama Gelir?

Hak sahipliği; riskli yapıda mülkü bulunan maliklerin, dönüşüm sonrası oluşacak yeni yapıda veya elde edilecek ekonomik değerden hangi oranda pay alacağının belirlenmesi anlamına gelir. Bu tanım hem bağımsız bölüm malikleri (daire, dükkan sahipleri) için hem de arsa payı sahipleri için geçerlidir.

Hak sahipliği kavramı yalnızca “kaç metrekare daire alacağım” sorusunun cevabı değildir. Kat ve cephe farklılıkları, manzara, yön, ortak alan kullanımı ve varsa dükkan-depo gibi farklı bağımsız bölüm tipleri — hepsi hak sahipliği hesaplamasının içine girer. Bu yüzden iki malikin aynı metrekaredeki daireye sahip olması, dönüşüm sonrası aynı oranda pay alacağı anlamına gelmez.

Hukuki Dayanak: 6306 Sayılı Kanun ve 2023 Sonrası Değişiklikler

Kentsel dönüşümün temel mevzuatı, 16 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun‘dur. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası süreçleri hızlandırmak amacıyla kanun kapsamında önemli değişiklikler yapıldı.

9 Kasım 2023 tarihli 7471 sayılı Kanun ile getirilen en kritik değişiklik: dönüşüm kararları için aranan çoğunluk oranı, hisseleri oranında maliklerin 2/3’ünden salt çoğunluğuna (P+1) indirildi. Bu değişiklik, uygulamada ciddi bir etki yaratmıştır; çünkü eskiden kararın bloke edilmesi daha kolaydı, şimdi ise hisselerin yarısını geçen malik grubu karar alabilmektedir.

4 Şubat 2026 tarihli yönetmelik değişikliği ile sürece ilişkin ek düzenlemeler getirildi; özellikle riskli yapıların yıkımı sonrası tapu kütüğü düzenlemeleri, paydaş kararlarına itiraz süreçleri ve teminat oranları yeniden şekillendirildi.

Bu değişikliklerle birlikte karar alma eşiğinin düşmesi, arsa payı dengesinin doğru kurulmuş olmasını her zamankinden kritik hale getirdi. Çünkü arsa paylarında var olan adaletsizlikler, yeni projede azınlıkta kalan malikler için telafisi güç hak kayıplarına dönüşebilmektedir.

Hak Sahipliğinin Temel Ölçütü: Arsa Payı

Kentsel dönüşüm süreçlerinde karar alma çoğunluğunun hesaplanmasında esas ölçüt malik sayısı değil, hisseler oranındaki arsa paylarıdır. Yani bir binada 10 malik varsa, salt çoğunluk “6 malik” demek değildir; toplam arsa payının yarısını aşan paya sahip malik grubu salt çoğunluğu oluşturur.

Bu noktada Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 12. maddesi devreye girer: arsa payları, bağımsız bölüm değerleriyle orantılı olmalıdır. Ne var ki pratikte, özellikle eski yapılarda arsa payları çoğu zaman bu prensibe uygun dağıtılmamıştır. Örneğin, aynı binada aynı metrekarelik bir zemin kattaki daire ile son kattaki daire farklı değerdedir; ama tapu kayıtlarında aynı arsa payına sahip olabilirler. Bu durum, dönüşüm sürecinde doğrudan hak kaybına yol açar.

Bu yüzden sürecin başında değerleme uzmanı iki farklı değeri analiz eder: tapudaki yazılı arsa payı ve değerleme hesabıyla bulunan gerçekçi arsa payı. İkisi arasında belirgin fark varsa, dönüşüm öncesi arsa payı düzeltme davası gündeme gelebilir — bu tamamen hukuki bir süreçtir ve avukatla yürütülmesi gerekir.

Değerleme Sürecinin Üç Temel Çıktısı

Kentsel dönüşüm kapsamında SPK lisanslı bir değerleme kuruluşu tarafından hazırlanan raporda üç temel çıktı ortaya konur.

Mevcut durum değeri: Riskli yapıdaki her bağımsız bölümün yıkımdan önceki piyasa değeri. Bu değer; konum, bina yaşı, kat, cephe, metrekare, iç donanım ve varsa takyidat durumu gibi unsurların tümü dikkate alınarak belirlenir. Mevcut durum değeri, anlaşmaya katılmayan maliklerin hisselerinin satışa çıkarılması durumunda taban rayiç olarak da kullanılır.

Arsa payı değeri: Bağımsız bölümden bağımsız olarak, her maliğin sahip olduğu arsa payının parasal karşılığı. Arsa payı değeri; parselin imar durumu, emsal katsayısı, yükseklik koşulları, toplam inşa edilebilir alan ve bölgesel emsal verileri üzerinden hesaplanır. Arsa payı değerleri toplamı, toplam arsanın piyasa değerine eşit olmalıdır.

Şerefiyelendirme analizi: Yeni projedeki her bağımsız bölümün birbirine göre göreceli değer farkının matematiksel olarak ifade edilmesi. Şerefiyelendirme, hak dağılımının en kritik bileşenidir ve aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Şerefiyelendirme: Nasıl Yapılır, Hangi Kriterler Belirleyicidir?

Şerefiye, aynı yapı içinde bulunan bağımsız bölümler arasındaki değer farkını ifade eden teknik bir kavramdır. Aynı metrekaredeki iki daire; farklı katta, farklı cephede veya farklı manzaraya sahip olduğunda birbirinden farklı değer taşır. Bu farkı objektif biçimde ölçmek için şerefiyelendirme analizi yapılır.

Şerefiye kriterleri iki gruba ayrılır:

Statik şerefiye kriterleri (her yapıda geçerli olanlar):

  • Kat konumu (zemin, ara kat, üst kat, çatı dairesi)
  • Cephe yönü (güney, kuzey, doğu, batı)
  • Hakim yön (sokak cephesi, iç avlu, arka cephe)
  • Bağımsız bölüm alanı (brüt ve net metrekare)
  • Gün ışığı ve havalanma durumu

Değişken şerefiye kriterleri (projeye ve bölgeye göre öne çıkanlar):

  • Manzara değeri (deniz, park, boğaz, kentsel manzara)
  • Bahçe ve teras kullanımı
  • Müstakillik (dubleks, bahçe katı, çatı dairesi)
  • Ortak alan avantajları (otopark kullanımı, depo, hobi alanı)
  • Özel konum avantajları (ana yola uzaklık, gürültü seviyesi)

Değerleme uzmanı, bölgedeki emsal satışları analiz ederek her şerefiye kriterinin değer üzerindeki etkisini bir katsayıyla ifade eder. Ardından her bağımsız bölüm, tüm kriterler için ayrı ayrı puanlanır. Puanlar toplanarak her bağımsız bölümün toplam şerefiye puanı bulunur. Bu puan; o bağımsız bölümün toplam projedeki göreceli değerini gösterir.

Hak Dağılımı Analizi: Mevcut Değere Göre ve Yeni Değere Göre

Şerefiye puanları hesaplandıktan sonra, hak sahiplerinin yeni projeden hangi bağımsız bölümleri alacağı iki farklı modelle belirlenebilir.

Mevcut duruma göre hak dağılımı: Hak sahibinin yıkılan yapıdaki bağımsız bölümünün mevcut durum değeri baz alınır. Bu değere karşılık gelecek şerefiye puanında bir bağımsız bölüm yeni projeden tahsis edilir. Adaletli bir yöntemdir, çünkü malik kaybı ve kazancı doğrudan ekonomik değer üzerinden hesaplanır.

Arsa payına göre hak dağılımı: Hak sahibinin mevcut arsa payı oranında, yeni projenin toplam malik payından dilim alır. Bu modelde bağımsız bölümün mevcut değerinin ne olduğundan çok, arsa payının ne kadar olduğu önem kazanır.

İki modelin sonuçları çoğu zaman farklı çıkar — özellikle mevcut arsa payları bağımsız bölüm değerleriyle orantılı değilse. Değerleme raporunda hangi modelin kullanılacağı raporun amacına göre belirlenir; sıkça her iki modelin sonuçları da raporda yer alır ve taraflar arasında müzakere için zemin oluşturur.

Müteahhit Payı ve Malik Payı Nasıl Hesaplanır?

Kat karşılığı inşaat modelinde, müteahhit binayı kendi finansmanıyla yapar ve karşılığında yeni projedeki bağımsız bölümlerin bir kısmını alır. Malik-müteahhit paylaşımı genelde yüzde oranıyla ifade edilir: örneğin 60-40 (malik-müteahhit) veya 55-45 gibi.

Müteahhit payının hesabında şu unsurlar belirleyicidir:

  • Toplam inşaat maliyeti (malzeme, işçilik, ruhsat harçları)
  • Projenin satılabilir toplam metrekaresi
  • Bölgedeki güncel satış fiyatları
  • İnşaat süresi ve finansman maliyeti
  • Müteahhit kar marjı

Pay oranı sözleşmede netleştirilir. Burada kritik nokta şudur: müteahhit payı, projenin toplam değerinden düşüldükten sonra kalan miktar malikler arasında dağıtılır. Yani 100 birimlik bir projede müteahhit %40 alıyorsa, geriye kalan 60 birim maliklerin toplam hak sahipliğini oluşturur. Her malik bu 60 birimden kendi şerefiye puanı veya arsa payı oranında pay alır.

Müteahhit payının makul aralıkta olup olmadığı, bölgenin piyasa koşullarına göre değerlendirilmelidir. Aşırı yüksek müteahhit payı, maliklerin ciddi değer kaybına uğramasına yol açar; çok düşük müteahhit payı ise projenin gerçekleşmemesi riskini doğurur.

Anlaşmaya Katılmayan Hissedarların Durumu

Salt çoğunluğun alınan karara katılmayan malikler için mevzuat özel bir süreç öngörür. Karara katılmayan maliklerin arsa payları, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından tespit edilen rayiç değerden az olmamak üzere, anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulüyle satılır.

Paydaşlar arasında satış gerçekleşmezse:

  • Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında: Rayiç bedel Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından ödenerek hisseler satın alınır.
  • Dönüşüm projesinin maliklerce yürütüldüğü alanlarda: Önce diğer paydaşlara satış işlemi tekrarlanır.
  • Riskli yapılarda: Yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü şahıslara satılabilir.

Bu süreçte rayiç değerin doğru tespit edilmesi kritik önemdedir; çünkü belirlenen rayiç, azınlıkta kalan maliğin alacağı tutarın taban değerini oluşturur. Rayiç değeri düşük belirlenmiş bir rapor, azınlıkta kalan maliğin ciddi zarara uğramasına yol açabilir. Bu yüzden SPK lisanslı bir değerleme kuruluşundan alınacak rapor, hem çoğunluk hem de azınlık açısından güvence niteliği taşır.

Kentsel Dönüşümde SPK Lisanslı Değerleme Raporunun Rolü

Kentsel dönüşüm süreçlerinde değerleme raporu hazırlama yetkisi yalnızca SPK tarafından lisanslandırılmış değerleme kuruluşlarına aittir. Bu kuruluşlardan alınan raporlar:

  • Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve İl Müdürlükleri nezdinde geçerlidir
  • Mahkemelerde bilirkişi raporu niteliğinde delil değeri taşır
  • Müteahhitle yapılacak anlaşmaların ekonomik zeminini oluşturur
  • Anlaşmazlık durumunda rayiç tespiti için resmi referans olur
  • Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin müzakere tabanını sağlar

Reel Gayrimenkul Değerleme, SPK ve BDDK lisanslı kuruluş statüsünde ve RICS sertifikalı uzman kadrosuyla kentsel dönüşüm süreçlerinde değerleme hizmeti sunmaktadır. Hazırlanan raporlar; mevcut durum analizi, arsa payı hesabı, şerefiye analizi ve hak dağılımı modellemesini bütüncül biçimde kapsar.

Değerleme Raporu Ne Zaman Alınmalı?

Değerleme raporunun alınması için yasal bir son tarih olmasa da uygulamada en doğru zaman, müteahhitle müzakere öncesidir. Raporu önceden almanın üç temel avantajı vardır:

Birincisi, müteahhit tarafından getirilecek paylaşım teklifinin makul olup olmadığını değerlendirmek için somut bir referansa sahip olursunuz. Bağımsız bir raporu olan malik grubu, müzakere masasında çok daha güçlü bir pozisyonda olur.

İkincisi, maliklerin kendi aralarındaki adaletli paylaşımı sağlar. Özellikle farklı kat, cephe ve metrekaredeki dairelerin yer aldığı binalarda, şerefiye analizi yapılmadan yapılan “eşit paylaşım” çoğunlukla eşitsiz sonuçlar doğurur.

Üçüncüsü, anlaşmaya katılmayan hissedarların hisselerinin satışa çıkarılması durumunda, taban rayiç değerin güvenilir biçimde belirlenmiş olmasını sağlar.

Risk analizi yapılıp yapı riskli ilan edildikten sonra, 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca maliklerin toplanma ve karar alma aşaması başlar. Bu toplantı öncesi SPK lisanslı değerleme şirketinden rapor alınması, sürecin doğru temellere oturtulması açısından standart uygulama haline gelmiştir.

Değerleme Raporuna ve Hak Sahipliği Tespitine İtiraz

Raporun sonuçlarında hata veya eksik bilgi olduğu düşünülüyorsa itiraz yolu açıktır. İtiraz sürecinde şu yollar izlenebilir:

İlk aşamada, aynı kurumdan raporun gözden geçirilmesi talep edilebilir. Kurum, teknik hata veya veri eksikliği varsa raporu güncelleyebilir.

Bu sonuç tatmin edici değilse, farklı bir SPK lisanslı değerleme şirketinden ikinci bir rapor alınabilir. İki rapor arasında belirgin fark çıkması, sürecin mahkemeye intikal etmesi durumunda delil olarak kullanılabilir.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlatılan rapora itiraz için, raporun tebliğinden itibaren mevzuatta belirtilen sürelere uyulması gerekir. İtirazlar hem idareye hem de gerekli hallerde idari yargıya taşınabilir. Bu süreçler hukuki uzmanlık gerektirir ve bir avukatın desteğiyle yürütülmesi önerilir.

Değerleme raporuna itirazın temel gerekçeleri şunlar olabilir: bölgedeki emsal verilerinin yanlış veya eksik seçilmesi, imar durumunun hatalı yorumlanması, şerefiye kriterlerinin objektif olmayan katsayılarla ağırlıklandırılması, bağımsız bölüm metrekarelerinin yanlış ölçülmesi, ortak alan paylaşımının eksik hesaplanması.

Hak Sahipliğinizi Korumak İçin Pratik Öneriler

Uzun soluklu bir süreçten geçecekseniz başlangıçta alacağınız kararlar, sonuç üzerinde çok belirleyici olur. Sürece girmeden önce veya girdikten sonraki ilk haftalarda dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

Tapu kayıtlarınızı ve arsa payınızı kontrol edin. Mevcut arsa payınızın gerçek değerinizi yansıtıp yansıtmadığını bir değerleme uzmanıyla analiz edin. Fark varsa, dönüşüm kararı alınmadan önce arsa payı düzeltme yolunu avukatınızla değerlendirin.

Müteahhit tekliflerini tek başına değerlendirmeyin. Getirilen paylaşım oranının bölgedeki piyasa koşullarıyla uyumlu olup olmadığını bağımsız bir değerleme raporuyla karşılaştırın.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesine özen gösterin. Sözleşmede bağımsız bölüm numarası, kat, cephe, metrekare, teslim tarihi, gecikme cezaları, ortak alan payları ve iskan durumu ayrıntılı yazılmalıdır. Taslakta “şerefiye sonradan belirlenir” gibi açık uçlu maddelerden kaçının.

Değerleme raporunun kapsamını net tanımlayın. Alacağınız rapor; mevcut durum değerini mi, arsa payı değerini mi, şerefiye analizini mi, hak dağılımı modellemesini mi içerecek? Kapsam önceden yazılı hale getirilmeli.

Süreçteki resmi bildirimleri takip edin. Riskli yapı tespit raporu tebliği, paydaş toplantı çağrıları, satış kararları gibi bildirimlerin tebliğ tarihleri kritik öneme sahiptir; itiraz süreleri bu tarihlerden başlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Kentsel dönüşümde hak sahipliği ne ifade eder?

Hak sahipliği; riskli yapıdaki malikin, dönüşüm sonrası yeni projede veya elde edilecek ekonomik değerden hangi oranda pay alacağının belirlenmesidir. Hesaplamada arsa payı, bağımsız bölüm değeri ve şerefiye analizi birlikte kullanılır.

Kentsel dönüşümde çoğunluk kararı için hangi oran geçerlidir?

9 Kasım 2023 tarihli 7471 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, dönüşüm kararları için hisseleri oranında maliklerin salt çoğunluğu (P+1) yeterlidir. Önceki mevzuatta aranan 2/3 çoğunluk artık uygulanmamaktadır.

Hak sahipliği hesabında malik sayısı mı, arsa payı mı esas alınır?

Esas ölçüt arsa payıdır. Malik sayısına göre değil, hisseler oranındaki arsa payına göre çoğunluk belirlenir. Bir binada on malik olsa bile, toplam arsa payının yarısını aşan malik grubu salt çoğunluğu oluşturur.

Şerefiye analizi nedir ve neden önemlidir?

Şerefiye analizi, aynı yapıdaki bağımsız bölümler arasındaki değer farkını kat, cephe, manzara ve alan gibi kriterler üzerinden matematiksel olarak ifade eden yöntemdir. Şerefiye analizi yapılmadan gerçekleştirilen paylaşımlar çoğunlukla adaletsiz sonuçlar doğurur.

Kentsel dönüşüm değerleme raporunu kim hazırlayabilir?

Yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisanslandırılmış değerleme kuruluşları ve bu kuruluşlarda görev yapan SPK lisanslı değerleme uzmanları hazırlayabilir. Bu raporlar Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve mahkemeler nezdinde geçerli kabul edilir.

Kat karşılığı anlaşmalarda müteahhit payı nasıl belirlenir?

Müteahhit payı; inşaat maliyeti, bölgedeki satış fiyatları, inşaat süresi, finansman maliyeti ve müteahhit kar marjı üzerinden hesaplanır. Pay oranı sözleşmede netleştirilir. Bölgenin piyasa koşullarıyla uyumlu olup olmadığı bağımsız bir değerleme raporuyla doğrulanabilir.

Değerleme raporuna itiraz etmek mümkün mü?

Evet. Raporu alan taraf, sonuçlarda hata veya eksik bilgi olduğunu düşünüyorsa aynı kurumdan veya farklı bir SPK lisanslı değerleme şirketinden yeniden inceleme talep edebilir. İdari süreçlerde itiraz için mevzuatta öngörülen tebligat sürelerine uyulması gerekir.

Anlaşmaya katılmayan hissedarın hissesi ne olur?

Salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları, rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulüyle satışa çıkarılır. Paydaşlara satış gerçekleşmezse, mevzuatta tanımlanan sırayla Başkanlık, İdare veya TOKİ devreye girebilir.

Değerleme raporu ne zaman alınmalıdır?

Müteahhitle müzakere başlamadan önce alınması önerilir. Erken alınan rapor; maliklerin müzakere pozisyonunu güçlendirir, kendi aralarındaki paylaşımın adaletli olmasını sağlar ve olası itiraz süreçleri için güvenilir bir referans oluşturur.

Sonuç

Kentsel dönüşümde hak sahipliği, yalnızca “kaç daire alacağım” sorusunun cevabı değildir. Arsa payı, bağımsız bölüm değeri ve şerefiye analizinin birlikte değerlendirildiği, teknik ve matematiksel bir süreçtir. Salt çoğunluk kararının yeterli hale geldiği 2023 sonrası yasal düzenlemelerle birlikte, sürecin başında alınacak bağımsız ve objektif bir değerleme raporu her zamankinden kritik hale gelmiştir.

Reel Gayrimenkul Değerleme, SPK ve BDDK lisanslı kuruluş statüsünde ve RICS sertifikalı uzman kadrosuyla kentsel dönüşüm süreçlerinde mevcut durum tespiti, arsa payı analizi, şerefiye hesaplaması ve hak dağılımı modellemesi hizmetlerini sunmaktadır. Sürecin her aşamasında bilimsel yöntem ve uluslararası standartlara dayalı raporlama ile hak sahiplerinin doğru bilgiyle karar almasına katkı sağlar.

Kentsel Dönüşümde Haklarım Neler? Değerleme Süreci Rehberi

Kentsel dönüşüm sürecinde taşınmaz sahiplerinin en çok merak ettiği konu haklarının ne olduğu ve değerleme sürecinin nasıl işlediğidir. Bu rehberde süreci adım adım açıklıyoruz.

Kentsel Dönüşüm Nedir?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı veya alan ilan edilen taşınmazlar yıkılarak yeniden inşa edilir. Bu süreçte hak sahiplerinin taşınmazlarının değeri bağımsız değerleme şirketleri tarafından tespit edilir.

Riskli Yapı Tespiti Nasıl Yapılır?

Taşınmaz sahibinin başvurusu veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talebi üzerine lisanslı yapı denetim kuruluşları riskli yapı tespiti yapar. Yapının riskli ilan edilmesi halinde malikler 60 gün içinde yıkım kararı almak zorundadır.

Değerleme Sürecinde Haklarınız

  • Taşınmazınızın bağımsız ve tarafsız SPK lisanslı şirket tarafından değerlenmesini talep edebilirsiniz
  • Değerleme sonucuna itiraz hakkınız vardır
  • Birden fazla malikten oluşan yapılarda çoğunluk kararı bağlayıcıdır
  • Anlaşma sağlanamayan azınlığın payı Bakanlık tarafından satışa çıkarılabilir

Arsa Payı ve Şerefiyelendirme

Kentsel dönüşümde her bağımsız bölümün arsa payı değeri ayrıca hesaplanır. Şerefiyelendirme ise aynı binadaki dairelerin kat, cephe, konum gibi özelliklerine göre değer farklılıklarının belirlenmesidir. Bu hesaplama yeni yapıdaki paylaşımın adil yapılabilmesi için zorunludur.

Değerleme Raporu Olmadan Ne Olur?

Bağımsız değerleme raporu olmadan hak sahipliği tespiti, paylaşım hesaplaması ve müteahhitle anlaşma sağlıklı yapılamaz. Mahkeme süreçlerinde de değerleme raporu temel delil niteliği taşır.

Reel Gayrimenkul Değerleme olarak kentsel dönüşüm projelerinde hak sahipliği tespiti, arsa payı değerlemesi ve şerefiyelendirme konularında SPK lisanslı uzman kadromuzla hizmet veriyoruz. Talebiniz için bizimle iletişime geçin.